|
|
SIFIR DEDIGIMDE
Mahkum.Net - Sıfır Dedigimde
Les Arts Turcs is sponsor of this film
| Click for ENGLISH | Pages 1 - 2 - 3 |
|
Sifir Dedigimde Afişi ; |
Sifir Dedigimde Fragmanı ;
|
||
|
|
|||
![]() SIFIR DEDİĞİMDE (12.09.2007) Gökhan Yorgancıgil'in gerçek bir olaydan yola çıkarak kaleme aldığı ve yönettiği ''Sıfır Dediğimde'' filminin baş rollerinde Oktay Kaynarca, Hazım Körmükçü, Semih Sergen yer alıyor.2 Kasımda vizyona girecek filmin konusu özetle şöyle: ''Güzel Sanatlar Fakültesi resim bölümünde okuyan Aslı, bir gün çok sevdiği sanat tarihi hocasından antika değerinde orijinal bir kitap ödünç alır. Ne var ki Aslı, kitabın da içinde olduğu çantasını o gün kaybeder. Aynı zamanda çantasını nerede ve nasıl kaybetmiş olabileceği hakkında en ufak bir şey hatırlamamaktadır. En yakın arkadaşı Nevin, kitabı nasıl kaybettiğini hatırlamaya çalışırken gittikçe bunalıma sürüklenen Aslı'yı bir psikiyatriste götürür. Psikiyatrist Dr. Melih, Aslı'yı görür görmez teşhisini yapar: Dissosiyatif Amnezi. Ve bu tanıya en iyi cevap veren tedaviyi uygulamak ister. Hipnoz.'' |
|||
Sıfır Dediğimde için “Halkla İlişkiler”
Öte yandan Sıfır Dediğimde’nin PR
çalışmalarında yer almak isteyen herkese kapımız açık. Özellikle
Les Arts Turcs ile bu çalışmalarda
stajyer olarak çalışmak, bilgi birikiminizi ve tecrübenizi artırmak
istiyorsanız, bize kısa bir özgeçmişinizi de ihtiva eden bir
başvuru e-postası atmanız yeterli. |
|||
|
Taking film production online Monday, August 20, 2007 http://www.turkishdailynews.com.tr/article.php?enewsid=81067
Les Arts Turcs is sponsor of this
film.
www.lesartsturcs.com About us; http://www.bazaarturkey.com/press/press.htm www.mahkum.net http://www.istanbullife.org/sifir-dedigimde.htm The Internet has opened doors for many new adventures. The community that formed around his film’s blog has helped a 37-year old Turkish film director write his script, decide on locations, actors, and editing… He believes the Internet will prove to be a great venue to find fresh talent for the industry in Turkey
YASEMİN SİM ESMEN
ISTANBUL – Turkish Daily News
Oh, the wonders of the Internet…. they
have gone beyond checking e-mails, networking, or research… The
Web is no longer an element that makes life easier and the world
smaller but it has also been changing how people live, make news,
and films… One Turkish filmmaker finds out people blogging on his
film's Web site can be perfect sources of feedback (and help).
“A young person willing to make
cinema cannot go knocking on a production firm's door because the
possible answer he will get discourages him,” says Gökhan Yorgancıgil,
the 37-year old writer and director of “Sıfır Dediğimde”
(“When I Say Zero”). He believes there are many people in Turkey
that cannot get involved in making films even though this is where
their call and talent lies. But, he explains, they were able to get
over these barriers thanks to the Internet. “There are many very
talented people on our blog. They have real talent. You cannot,
unfortunately see [the same degree of talent] in many scriptwriters
working in the field today,” he says, clearly troubled about the
current situation of Turkey's movie industry. He believes the
Internet can provide the sector with fresh blood and talent.
“When I Say Zero” is director
Yorgancıgil's first feature film. He came up with the idea for the
film when a psychologist friend of his recounted a hypnosis séance
that he had conducted during his apprenticeship. A young student
came to him suffering from dissociative amnesia, a condition where a
person forgets as the body's response to prevent further pain.
Online community's opinions matter
Though its subject, hypnosis, is
employed quite frequently in the thriller genre, what sets “When I
Say Zero” apart from the rest is how, many people who did not know
each other previously, collaborated to make it. “We are partners
with the core team,” says the young director, “we have done some
projects together previously.” But through the Internet, the
partners have formed yet another team with people they had not met
before. “We shared the synopsis on our blog on the Internet,”
says Yorgancıgil. Something they had not expected happened. A
social circle formed around the film's Web site, in which the
script, the characters, Turkish cinema, and the language of cinema
were being discussed. “We had an ‘online system.' The film took
shape on the Internet, from writing of the script to the decisions
about production,” he says.
He asked the online community how
they would go on with the story and shaped the story according to
the feedback he received from the bloggers. “I reshaped the main
story in accordance with these debates. I used all the input from
our blog writers in the story,” says the young director.
No social restrictions
Yorgancıgil is very happy that
the online community was very critical. “You can easily see if
your idea is good, whether it will be successful. There are
thousands of people that are ready to rip your project apart,” he
says. He recounts one incident when the bloggers asked how
scientific the hypnosis is in the film. “They told me it had to be
based on scientific facts. We had to base it on scientific facts,
and we did,” he adds.
“On the Internet, there are no
social restrictions. People may feel shy to criticize. But on the
Internet, all is free, anyone can say whatever he or she pleases,”
he says of the benefits of the Internet. He believes it was a very
efficient way of working.
Yorgancıgil relates they have
become a real “team” and shared more than just ideas. “There
were moments I was moved to the verge of tears,” he says
explaining how one blogger offered to provide dinner for the filming
team, another offered to lend his car.
Every opinion counts
The team screened the film to a
test audience nearly six months ago, when the raw editing was done.
It was a group of 100 people from various circles and we asked them
survey questions. “I believe we are the first to do such a focus
group study,” he says, adding, “And right now I am doing the
final revisions based on the answers I got in the survey.”
“It is a social project, a real
collaborative project. I was not afraid to share my views, my
thoughts. I was not afraid that my thoughts would be criticized.
They should be criticized so that we can make it better. There were
some weaknesses in the story but based on the criticism, you make up
for these weaknesses.”
He looks forward to the reaction
of the audience. He complains that the film has become his
“child” and that he can no longer look at the film objectively:
“As I have been working on the project so long, I can no longer
look at it with an objective eye. The audience will be making the
evaluation,” he says. He adds he is very excited about the
release.
“When I Say Zero” is in
post-production and runs approximately 90 minutes. The current
release plan is for Nov. 2, 2007 with 70 copies around Turkey. The
film is in Turkish, currently without subtitles.
|
|||
![]() Online cemaat kurup altyapıyı oluşturdu filmini sonra çekti 28.08.2007 / Turkish Daily News / Haber http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=76866&ForArsiv=1
'Sıfır Dediğimde' filmiyle
sinemaseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanan Gökhan
Yorgancıgil, senaryonun oluşumundan yapım aşamasına kadar birçok
alanda internetteki cemaatten yardım aldı.
İnternetin harikaları, mail kontrol etmenin, diğer kullanıcılara bağlanmanın veya araştırma yapmanın ötesine geçti. İnternet artık sadece yaşamı daha da kolaylaştırıp dünyayı küçülten bir araç değil, insanın nasıl yaşayacağını, film ya da haber yapabileceğini de belirliyor. Film yapımcısı Gökhan Yorgancıgil, film senaryosu için kurduğu web-sitesine yazanların filmin oluşumunda önemli katkıları olabileceğini keşfetti.
“Sinema ile uğraşmak isteyen genç bir insan, prodüksiyon
firmalarının kapısını çalamaz, çünkü alacağı olası
cevabın cesaretini kırabileceğini bilir” diyor Gökhan
Yorgancıgil. “Sıfır Dediğimde” adlı filmin yazarı ve yönetmeni
olan Yorgancıgil, Türkiye’de yeteneklerine rağmen bir film
yapımında yer alamayan birçok insan olduğuna inanıyor.
Yorgancıgil, gençlerin, önlerindeki bariyerleri aşmaları için
internetin varlığının önemine vurgu yapıyor.
“Web-günlüğümüzde birçok yetenekli insan var. Yetenekleri
gerçek. Ne yazık ki bugün sinema alanında çalışan birçok
deneyimli senaryo yazarında bile bu ölçüde bir yenetek
bulamazsınız” diyen Yorgancıgil'in Türk sinema sektörü için
endişe duyduğu açıkça görülüyor. Yönetmen, internetin
sinema sektörüne taze kan ve yetenek sunabileceğine inanıyor.
“Sıfır Dediğimde” yönetmen Yorgancıgil’in ilk uzun
metraj filmi. Filmi çekme fikri bir psikolog arkadaşının
anlattığı hikâye ile ortaya çıkıyor. Hikâye stajyer bir
doktorun hipnoz ile ilgili yaşadığı deneyimi içeriyor.
Filmin konusu hipnoz
Filmin konusu hipnozun polisiye türlerde sıkça başvurulan bir
yöntem olduğu düşünüldüğünde, "Sıfır Dediğimde"yi
diğerlerinden ayıran nokta, daha önceden birbirini tanımayan
birçok insanın filmi yapmak için ortak bir çalışma yürütmesi.
“Çalışanların hepsinin ya da çoğunun hazır bulunduğu bir
gurubuz" diyor genç yönetmen ve internetteki web-günlüğünde
sinopsisi paylaştıklarını aktararak "Sonra beklemedikleri
bir şeyler oldu. Filmin web sitesi ekseninde senaryonun, film
karakterlerinin, Türk sinemasının ve sinema dilinin tartışıldığı
bir sosyal çember oluştu. On-line bir sistemimiz var, film
internette şekillendi, yazımından senaryosuna ve yapım
kararlarına kadar" diye konuştu.
Online kullanıcılara, web-günlüğü yazarlarından gelen geri
beslemelere göre hikâyeyi nasıl devam ettirebileceğini
soruyor, onların fikirlerine göre de hikâye şekilleniyor.
“Kullanıcılardan gelen fikirlerden oluşan bu veri tabanına
dayanarak ana hikâyeyi yeniden şekillendirdim. Web-günlüğü
yazarlarımızdan gelen bütün katkıları hikâyede kullandım”
diyor genç yönetmen tebessümle.
Sosyal kısıtlama yok
Yorgancıgil, online cemaatin eleştirel olmasından son derece
memnun. “Fikirlerinizin iyi olup olmadığını çok kolayca görebilirsiniz
veya başarılı olup olmayacağını. Orada sizin projelerinizi
deşmeye hazır binlerce insan var” diyor. Web-günlüğü
yazarları hipnozun ne kadar bilimsel olduğunu sorduğunda konuyu
tekrar ele aldığını belirterek ekliyor: “Hipnozun bilimsel
temelleri olması gerektiğini söylediler. Onu bilimsel temeller
üzerine inşa etmeliydik ve yaptık.”
“İnternette sosyal kısıtlama yok. Normalde, insanlar eleştirilerini
dile getirmekte utangaç davranabilir. Fakat internette, her şey
serbest, herkes düşündüğü neyse açıklayabilir” diyor
Yorgancıgil, internetin yararlarını sıralarken. İnternette
fikir paylaşımının çalışmak için etkili bir yol olduğuna
inanan Yorgancıgil, gerçek bir takım olduklarına vurgu yaparak
fikirlerden daha çok şey paylaştıklarını söylüyor. “Ağlamanın
sınırına geldiğim anlar oldu” diyor, web-yazarlarından
birinin film ekibi için akşam yemeği hazırlamayı bir diğerinin
ise arabasını ödünç vermeyi önerdiğini anlatırken.
2 Kasım'da gösterimde
Ekip, filmi neredeyse 6 ay önce kaba kurgusu bittiğinde test
izleyicisine gösterdi. Çok farklı kesimlerden gelen 100 kişilik
test izleyicisine anket soruları sorduklarını belirten Yorgancıgil,
“Böylesine odaklanmış bir grup çalışması yapan ilk ekip
olduğumuza inanıyorum” diyor ve ekliyor: “Şimdi bu ankete
verilen cevapları dikkate alarak son düzenlemeleri yapıyorum.”
Yorgancıgil, şimdi filmine seyirciden gelecek tepkiyi bekliyor.
Filmin artık kendi çocuğu olduğunu ve bu nedenle objektif değerlendiremediğinden
şikâyet ediyor. “Proje üzerinde bu kadar çok çalışmışken,
daha fazla objektif bir göz ile bakamam. Seyirci değerlendirmeyi
yapacaktır” diyor ve gösterim için çok heyecanlı olduğunu
belirtiyor.
"Sıfır Dediğimde" son aşamasında ve yaklaşık 90
dakika sürüyor. 2 Kasım 2007’de Türkiye genelinde 70 kopya
ile gösterime girmesi bekleniyor.
Haber: Yasemin Sim Esmen
|
|||
![]()
‘Sıfır
Dediğimde’ bir hipnoz hikâyesi. Günümüzde geçen, masallarda da
gezinen, dün ile yarın arasında bir seyir. Bu filmin en önemli özelliği
nev-i şahsına münhasır bir tarzla çekilmesi. Senaryonun yazımından
çekime, dağıtıma kadar her aşamasıyla tam bir imece usulüyle
hayata geçmesi. Bir diğer özelliği de kitap ve internette
tamamlanacak, İstanbul’un ara sokaklarında karşımıza çıkacak
büyük bir hikâyenin parçası olması. |
|||
| Click for ENGLISH | Pages 1 - 2 - 3 |
|
Talk
to Us
You
can write us an E-mail
to get more information about the Films,Hotels,Tours,party,people,hotels,
restaurants,photos, pics, videos,jpeg,mpeg,vcd,dvd,cd,music, in
Istanbul and all around Turkey that you see the links down
below.
Especially
for groupe prices, new tours,shows,venues,festivals,music
activities,dance nights, discounted hotels, short term flat
rentals, studio flats, houses, villas etc. are
our main business subjects. All you need to do is, sending
us an E-mail......
E-mail :info@ lesartsturcs.com |
| Home | Tours | Payment&Conditions | Services&Organisations | About Us | Contact Us | What's New | Press |
|
|