Yavuz HARANI

Turizm sezonunun kotu gecmesi yuzunden sultanahmet'te genel olarak esnaf kan agliyor. Ancak bu semtte birbiri ardina acilan sanat galeri icin ayni seyi soylemek mumkun degil. Onlarin kapilarini calan hep bulunuyor. Dunyanin dort bir yanina tablolar ve Turk el sanati urunleri satan sanat galerilerinden bazilarinin kapisini caldik.

Rezarvasyon iptalleri nedeniyle Sultanahmet gecen yillara oranla bugunlerde pek sakin. Esnafin da yuzu gulmuyor dogal olarak. Lokantalarda iki uc masa dolu, kilimciler, dericiler dukkanin disinda taburelere oturmus cay iciyorlar. ‘‘Hello, wellcome’’ diyecek bir kisi bile gecmiyor.

Ancak diger esnaftan ayrilan bir kac yer var ki, onlarin musterisi olmasa da ziyaretcileri oluyor. ‘‘Art Gallery’’lerden soz ediyoruz. Cogunlugu sokak ressamlarindan olusan sanatcilar tablolarini, Turk el sanati urunlerini 72,5 milletten sanatseverlerin begenisine sunuyor.

Bu galerilerin her biri, ilginc portrelere sahip insanlarin eseri. Ilhami Atalay 1984'ten beri resimlerini, desenlerini satiyor. 1,5 yil once Gulhane'deki yerini bosaltmak zorunda kalmis. Bu yuzden daha kucuk iki ayri yere tasinmis. Gulhane'deki uc katli atolye-galeriyle oglu Bilgehan ilgileniyor. Kendisinin calistigi ve resimlerini sergiledigi Sultanamet Incili Cavus Sokak'taki galeri ise basdondurucu bir ziyaretci trafigine sahne oluyor.

Konusmaya gittigimizde Japon bir aile konuguydu. Belli ki daha onceden tanisiyorlar yari Ingilizce yari Turkce konusuyorlar. Artvinli Ilhami Bey'in laz aksanli Ingilizcesi ona sevimli bir hava veriyor. Kucuk Yoshika'yi daha fazla yogurt yemesi icin ikna etmeye calisiyor. Onlarin hemen ardindan yasli bir Amerikali hanim geliyor. Iki yil once cok begendigi resimlerin satilmamis olmasina memnun, ama hala onlari satin alamamaktan dolayi uzgun. Ilhami Bey ‘‘Ben sana soyledim, zengin bir adamla evlen oyle gel’’ diye takiliyor. Cevap hos: ‘‘45 yildir ayni adamla evliyim. Artik cok gec!’’. Sonra Avusturalya'li orta yasli bir adam, Hintli esiyle geliyor. Ilhami Atalay'a ‘‘uc ay sonra gelecegimi soylemistim degil mi?’’ diyor. Onlar bir kosede resimleri incelerken yine eski tanidiklardan, Finli iki yasli hanim griyor iceri. Ilhami Bey, kadinlardan birinin bir gozunun mavi digerinin kahverengi olmasina isaret ediyor. Kadin kafasini resimlerden kaldirarak Ilhami Bey'i dogruluyor. Daha onceki hayatinda Bizans'ta yasadigina inandigini bu yuzden gozlerinin birinin kahverengi oldugunu soyluyor. .

Les Arts Turcs

Ilhami Bey'in sanat galerisi bir kuskunlugun urunu: Akedemi'den mezun olduktan sonra Berlin'de 5 yil ihtisas yapmis. Turkiye'ye dondugunde bir kac sergi actiktan sonra kendisine bir ambargo uygulandigini iddia ediyor. Sanatin da mafyasi oldugunu sanatcilarin sanat dergilerinde kendisini ovmesi icin elestirmenlere para verdigini one suruyor.

Bu durum karsisinda Ilhami Bey de ‘‘Kulturun ve tarihin merkezi’’ Sultanahmet'te kendi galerisini acmis ve dunya pazarina acilmis. Simdiye dek bir cok ulkeden musteriye resimlerini ve desenlerini satmis. Musterilerin adresleri uc kalin cildi dolduruyor. Satis kayitlari, zamanla ziyaretcilerin izlenimlerini de yazdigi ani defterlerine donusmus. Ilhami Atalay galerisini bir okula cevirmeyi de basarmis. Guzel Sanatlar'da okuyan veya okumayan Turk ogrencilerin yanisira bir cok yabanci gencle de calismis. Ilhami Bey ogrencilerinin resimlerini de satiyor galerisinde.

Ayni sokagin sonunda ucuncu katta Les Arts Turcs yer aliyor. Burada daha cok Turk el sanatlari urunleri ve kilimler var. Cogu guzel sanatlar ogrencisi 19 sanatcinin calistigi galerinin muduru Melih Bey'in ilginc resim ve kolaj calismalari da turistlerin begenisine sunuluyor. Melih Gaziler Sultahamet'in alaylilarindan, Ilhami Atalay'in ogrencicisi. ‘‘Ben cirkin sanatlar mezunuyum’’ diyor. Melih Bey bir yandan da Incili Cavus Sokagi'nin duvarlarini boyuyor.

15 yillik galerinin sahibi Nurdogan Senguler amaclarinin burayi Ortakoy'un ilk zamanlarina benzeterek bir sanat sokagi yapmak oldugunu soyluyor. Senguler, sanatci degil ama esnaf kimliginin otesinde ciddi bir turizm elcisi. Ingilizce, Fransizca, Almanca, Italyanca ve Ispanyolca biliyor. Bugunlerde Norvec dilini ogreniyor. Internette galerisini ve Istanbul'u tanitan iki web sayfasi hazirlamis. Www.lesartsturcs.com ve www.istanbulshotels.com adreslerini gunde yaklasik 3 bin kisi tikliyor.

Nurdogan Bey, pencereden bos Sultanahmet Meydani'na bakarak, bu durgunlugun nedeni olarak teror haberlerinin basinda cok genis yer bulmasini gosteriyor. Avrupalilar'in Turkiye'ye gelmekten korktugunu, internetteki yazismalarda da bunu dile getirdiklerini soyluyor. Vaktinin buyuk kismini bu insanlari ikna etmeye harciyor.

Nurdogan Bey'in bir diger tartisma konusu da dogal olarak insan haklari ihlalleri. Turkiye'yi bu konuda suclayan internet sayfasi ziyaretcileri ve hatta yabanci gazetecilerle tartistigini anlatiyor.Soylediklerine bakilirsa Nurdogan Bey sanal ortamda Turkiye'nin en aktif avukati ve turizm elcisi!

Nurdogan Senguler'in internetteki tartismalarindan cikan sonucu soyle anlatiyor: ‘‘Avrupa bizi demokrasimizle, ekonomizle kabul edecek gibi gorunmuyor. Onlari etkileyen tek sey sanatimiz. Bu yuzden Turkiye'nin sanatsal anlamda tanitima ihtiyaci var. Bakin Fransa'daki Topkapi Sergisi ne kadar buyuk ilgi gordu. Ticari iliski icinde oldugumuz uluslararasi firmalari bu tip etkinleri duzenlemeye zorlamaliyiz. Ornegin Toyota Japonya'da bir Osmanli sergisi acsin. Benim de bir projem var, kafaya taktim. Ne yapip edip Jean Micheal Jarre'a Sultanahmet Meydani'nda o lazer gosterili konserlerinden birini verdirecegim.’’

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1999/06/01/120808.asp
1 Haziran 1999, Salı